6 Şubat 2010 Cumartesi
Otomotiv Sektöründe Geri Çağırmalar (2)...
Toyota'dan gelen ilk haberler Türkiye'de geri çağırma olmayacağı yönündeydi. Ancak dün, Toyota Satış ve Pazarlama A.Ş. CEO'su Ali Haydar Bozkurt, Türkiye'de de potansiyel gaz pedalı arızasından ötürü son beş yılda satılmış 50 bin civarında aracın servislere çağrılacağını açıkladı. Kesin sayı 8 Şubat 2010'da belli olacak, şasi numaraları belirlendikten sonra araç sahiplerine ulaşılacak. Tüm değişimler ücretsiz olacak.
1, 2, 3 Yetmez...
Avrupa ekonomisinden gelen sinyaller hiç iç açıcı değil. Yunanistan'ın iflasın eşiğine gelmesinin ardından şimdi de İspanya ve Portekiz'in kamu borçlarıyla ilgili endişeler su yüzüne çıktı.
Batı Avrupa'nın en fakir ülkesi Portekiz'in bütçe açığının GSMH'sına oranı 2009'da % 9.3'ü buldu, ki Euro bölgesinde bu oranın en fazla % 3 olması gerekiyor. Sosyalist azınlık hükümetinin, kamu istihdamını azaltmak, kamu görevlilerinin maaşlarını dondurmak, harcamaları kısmak gibi önlemlerle durumu kontrol etme isteği de, muhalefete takılmış durumda. Portekiz'in geçen yıl kamu borcunun GSMH'ye oranı % 76 iken, artan işsizliğe bağlı sosyal sigorta hizmetleri harcamalarındaki artışla bu oranın bu yıl % 85'e dayanması bekleniyor. Maaş dondurma kararına karşı çıkan kamu sendikaları da protesto gösterilerine şimdiden başladı.
Gelelim İspanya'ya... Artan kamu borçlarının getirdiği belirsizlik ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının not düşüreceği söylentileri Madrid Borsası'nda ciddi kayıplara yol açtı. İspanya 2013'e kadar, geçen yıl % 11.25'e çıkan bütçe açığının GSMH'ye oranını Avrupa Birliği standardı olan % 3'e çekmeyi planlıyor. Ancak 2009'da % 54 olan kamu borcunun GSMH'ye oranının da 2012'de % 74.3'e çıkması bekleniyor, bu oranda AB standardı ise % 60. Ayrıca İspanya'nın 2012'ye kadar % 3 büyüyeceği tahminleri ekonomistlerce inandırıcı bulunmadığından ülke son dönemde borçlanma piyasalarında güven sorunu yaşıyor. IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn İspanya'daki krizin çok ciddi olduğunu, gayrimenkul sektöründen kaynaklandığını ve sorunu çözmek için ciddi çaba harcanması gerektiğini söylüyor. Ancak İspanyol Hükümeti krizin ciddiyetinin abartıldığı görüşünde.
Ama piyasalar İspanyol Hükümeti kadar iyimser değil. AB üyesi ülkelerin CDS'leri yükseldi, petrol iki günde 7 dolar düşüşle 70 dolara, altın 63 dolara indi. Gelişmeler tüm dünya borsalarını da sallamış durumda, son iki günde endeksler İspanya'da % 7.1, Yunanistan'da % 6.8, Rusya'da % 6.7, Fransa'da % 5.45, Almanya'da % 4.1, İngiltere'de % 3.9, Japonya'da % 3.3, ABD'de (Dow Jones) % 2.92 düştü. Bizim IMKB de her zamanki gibi başa güreşenlerden oldu, dünü 51,454 puanla 2010 yılının en düşük seviyesinde kapattı. İki günlük kayıp % 6.56'ya ulaştı, işlem gören şirketlerin değeri iki günde 24 milyar dolar eridi ve 248.2 milyar 224.2 milyar dolara düştü.
Euro ve TL'den de kaçış başladı. Euro/dolar paritesi 1.3595 ile Mayıs 2009'dan bu yana en düşük seviyesine indi, dolar 1.5310 TL'yi gördü. Tahvil/bono piyasasında önceki gün spot kapanışta % 9.01, valörlüde % 8.98 seviyesinde olan 16 Kasım 2011 itfalı gösterge tahvilin bileşik faizi dün spot kapanışta % 9.06, valörlüde % 8.99 seviyesindeydi. Bono piyasasında büyük bir yerli bankanın yoğun alımları olduğu, bunun da faizde yükselişin önüne geçtiği söyleniyor.
Batı Avrupa'nın en fakir ülkesi Portekiz'in bütçe açığının GSMH'sına oranı 2009'da % 9.3'ü buldu, ki Euro bölgesinde bu oranın en fazla % 3 olması gerekiyor. Sosyalist azınlık hükümetinin, kamu istihdamını azaltmak, kamu görevlilerinin maaşlarını dondurmak, harcamaları kısmak gibi önlemlerle durumu kontrol etme isteği de, muhalefete takılmış durumda. Portekiz'in geçen yıl kamu borcunun GSMH'ye oranı % 76 iken, artan işsizliğe bağlı sosyal sigorta hizmetleri harcamalarındaki artışla bu oranın bu yıl % 85'e dayanması bekleniyor. Maaş dondurma kararına karşı çıkan kamu sendikaları da protesto gösterilerine şimdiden başladı.
Gelelim İspanya'ya... Artan kamu borçlarının getirdiği belirsizlik ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının not düşüreceği söylentileri Madrid Borsası'nda ciddi kayıplara yol açtı. İspanya 2013'e kadar, geçen yıl % 11.25'e çıkan bütçe açığının GSMH'ye oranını Avrupa Birliği standardı olan % 3'e çekmeyi planlıyor. Ancak 2009'da % 54 olan kamu borcunun GSMH'ye oranının da 2012'de % 74.3'e çıkması bekleniyor, bu oranda AB standardı ise % 60. Ayrıca İspanya'nın 2012'ye kadar % 3 büyüyeceği tahminleri ekonomistlerce inandırıcı bulunmadığından ülke son dönemde borçlanma piyasalarında güven sorunu yaşıyor. IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn İspanya'daki krizin çok ciddi olduğunu, gayrimenkul sektöründen kaynaklandığını ve sorunu çözmek için ciddi çaba harcanması gerektiğini söylüyor. Ancak İspanyol Hükümeti krizin ciddiyetinin abartıldığı görüşünde.
Ama piyasalar İspanyol Hükümeti kadar iyimser değil. AB üyesi ülkelerin CDS'leri yükseldi, petrol iki günde 7 dolar düşüşle 70 dolara, altın 63 dolara indi. Gelişmeler tüm dünya borsalarını da sallamış durumda, son iki günde endeksler İspanya'da % 7.1, Yunanistan'da % 6.8, Rusya'da % 6.7, Fransa'da % 5.45, Almanya'da % 4.1, İngiltere'de % 3.9, Japonya'da % 3.3, ABD'de (Dow Jones) % 2.92 düştü. Bizim IMKB de her zamanki gibi başa güreşenlerden oldu, dünü 51,454 puanla 2010 yılının en düşük seviyesinde kapattı. İki günlük kayıp % 6.56'ya ulaştı, işlem gören şirketlerin değeri iki günde 24 milyar dolar eridi ve 248.2 milyar 224.2 milyar dolara düştü.
Euro ve TL'den de kaçış başladı. Euro/dolar paritesi 1.3595 ile Mayıs 2009'dan bu yana en düşük seviyesine indi, dolar 1.5310 TL'yi gördü. Tahvil/bono piyasasında önceki gün spot kapanışta % 9.01, valörlüde % 8.98 seviyesinde olan 16 Kasım 2011 itfalı gösterge tahvilin bileşik faizi dün spot kapanışta % 9.06, valörlüde % 8.99 seviyesindeydi. Bono piyasasında büyük bir yerli bankanın yoğun alımları olduğu, bunun da faizde yükselişin önüne geçtiği söyleniyor.
2 Şubat 2010 Salı
Otomotiv Sektöründe Geri Çağırmalar...
2009 yılını büyük kan kaybıyla atlatan otomotiv sektörü bu sefer de geri çağırmalarla sarsılıyor. Her ne kadar bu tip geri çağırmalar bir prestij göstergesi olarak kabul edilse de, sayıların milyonları bulması kafalarda soru işaretleri yaratmıyor da değil. Özellikle geri çağrılan araçların çoğunluğunun kriz döneminde üretilmiş olması düşük maliyetli, düşük kaliteli parçalar mı kullanıldı sorusunu akla getiriyor. Tabii olayın bir de firmalara yansıyan maliyet yönü var, zaten Global Ekonomik Kriz'de ciddi şekilde sarsılan, sektörün demirbaşlarını bile kaybeden ve Çin ile Hindistan kökenli olanlar haricinde neredeyse tüm ülkelerde üretim rakamlarını düşürmek zorunda kalan firmalar şimdi de böyle bir maliyetin altına girmek zorunda kalacak.
Şu ana kadar Toyota'nın geri çağırdığı araç sayısı 8 milyona yaklaşmış, gerekçe çoğu için gaz pedalı problemi. Honda da 2002-2008 yılları arasında Güney Afrika'da satılmış Jazz modellerini, Toyota ile Çek Cumhuriyeti'nde ortak üretim yapan Fransız PSA da Peugeot 107 ve Citroen C1 modellerinin bir kısmını geri çağırmış.
Türkiye'de ise sorunlu modeller satımadığı için geri çağırma yok.
Şu ana kadar Toyota'nın geri çağırdığı araç sayısı 8 milyona yaklaşmış, gerekçe çoğu için gaz pedalı problemi. Honda da 2002-2008 yılları arasında Güney Afrika'da satılmış Jazz modellerini, Toyota ile Çek Cumhuriyeti'nde ortak üretim yapan Fransız PSA da Peugeot 107 ve Citroen C1 modellerinin bir kısmını geri çağırmış.
Türkiye'de ise sorunlu modeller satımadığı için geri çağırma yok.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)